<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sağlık &#8211; Konya Haber</title>
	<atom:link href="https://konya.net.tr/kategori/saglik/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://konya.net.tr</link>
	<description>Konya Net Haber</description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Mar 2026 05:56:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.9.4</generator>
	<item>
		<title>Erken Teşhis Hayat Kurtarıyor</title>
		<link>https://konya.net.tr/erken-teshis-hayat-kurtariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Mar 2026 05:51:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://konya.net.tr/erken-teshis-hayat-kurtariyor/</guid>

					<description><![CDATA[Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, kolon kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek, sessiz ilerleyen bu hastalıkta belirtileri beklemenin hayati risk oluşturduğunu söyledi. Polat,...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk Kanser Derneği Sağlık Direktörü Ezgi Polat, kolon kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek, sessiz ilerleyen bu hastalıkta belirtileri beklemenin hayati risk oluşturduğunu söyledi. Polat, özellikle 50 yaş ve üzerindeki bireylerin tarama programlarına vakit kaybetmeden katılması gerektiğini vurguladı.</p>
<p>Polat, kolon kanserinin yıllar içinde geliştiğini belirterek, küçük bağırsak poliplerinin kontrol edilmediğinde kansere dönüşebileceğini belirterek, &#8220;Dışkıda kan, uzun süren kabızlık ya da ishal, açıklanamayan kilo kaybı, demir eksikliği anemisi ve geçmeyen karın ağrısı gibi belirtiler ortaya çıktığında hastalık genellikle ilerlemiş demektir. Bu nedenle belirtileri beklemek yerine tarama yaptırmak hayati önem taşıyor.” diye konuştu.</p>
<p>Kolon kanseri riskinin 50 yaş sonrasında belirgin şekilde arttığını ifade eden Polat, ailesinde kolon kanseri öyküsü olan bireylerin daha erken yaşta taramaya başlaması gerektiğini belirtti. Risk faktörleri arasında hareketsiz yaşam, işlenmiş ve kırmızı et ağırlıklı beslenme, obezite, tütün ve alkol kullanımı gibi etkenler öne çıktığını ifade eden Polat, “İşlem sırasında saptanan poliplerin çıkarılması, kanser gelişimini büyük ölçüde engelliyor. Erken evrede yakalanan vakalarda tedavi başarısı oldukça yüksek. Tarama bir tercih değil, sorumluluktur.” dedi.</p>
<p>Türkiye’de kolorektal kanser, en sık görülen ilk beş kanser türü arasında yer alıyor ve vakaların yaklaşık yüzde 85’i 50 yaş ve üzeri bireylerde görüldüğünü vurgulayan Polat, 50–70 yaş arası hedef nüfusta tarama katılım oranının bölgesel farklılıklarla birlikte yüzde 25–40 aralığında olduğunu ve bu oranın yetersiz kaldığını söyledi.</p>
<p>Polat, toplumsal sorumluluk vurgusu yaparak, “50 yaş ve üzerindeki bireyler, herhangi bir belirtiyi beklemeden en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak kolonoskopi talebinde bulunmalı. Kanserle mücadelede korku değil, bilinç yol gösterici olmalıdır. Erken tanı hayat kurtarır.” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Genel Sağlık Sigortası Prim Oranı %6’ya Düştü</title>
		<link>https://konya.net.tr/genel-saglik-sigortasi-prim-orani-6ya-dustu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 21 Nov 2025 12:06:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://konya.net.tr/genel-saglik-sigortasi-prim-orani-6ya-dustu/</guid>

					<description><![CDATA[Yeni bir karar ile genel sağlık sigortası kapsamındaki sigortalıların prim oranı güncellendi. Bu düzenleme, mevcut yasalara uygun olarak yapıldı ve sigortalıların prim yükümlülüklerinde önemli bir...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yeni bir karar ile genel sağlık sigortası kapsamındaki sigortalıların prim oranı güncellendi. Bu düzenleme, mevcut yasalara uygun olarak yapıldı ve sigortalıların prim yükümlülüklerinde önemli bir değişiklik getirdi.</p>
<p>Yapılan değişiklik, özellikle düşük gelirli vatandaşların sağlık sigortasına erişimini kolaylaştırmayı hedefliyor. Bu sayede, daha fazla kişinin sağlık hizmetlerinden faydalanabilmesi amaçlanıyor. Prim oranındaki bu indirim, 1 Aralık 2025 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek.</p>
<p>Bu karar, sosyal güvenlik sistemindeki reformların bir parçası olarak değerlendirilebilir. Hükümet, sağlık hizmetlerine erişimi artırmak ve vatandaşların yaşam kalitesini yükseltmek için çeşitli adımlar atıyor. Genel sağlık sigortası prim oranının %6’ya düşürülmesi, bu adımlardan biri olarak öne çıkıyor.</p>
<p>Uzmanlar, bu değişikliğin uzun vadede sağlık hizmetlerine erişimi artıracağını ve sağlık harcamalarını daha sürdürülebilir hale getireceğini belirtiyor. Düşük gelirli aileler için sağlık sigortası primlerinin daha erişilebilir olması, sağlık hizmetlerinden faydalanma oranını artırabilir. Bu da, toplumun genel sağlık durumunun iyileşmesine katkı sağlayabilir.</p>
<p>Sağlık Bakanlığı ve Sosyal Güvenlik Kurumu, bu değişikliğin uygulanmasını yakından takip edecek. Vatandaşların yeni prim oranları hakkında bilgilendirilmesi ve gerekli düzenlemelerin yapılması için çalışmalar sürdürülecek. Ayrıca, bu değişiklikle ilgili olarak kamuoyuna düzenli bilgilendirmeler yapılacak.</p>
<p>Yeni prim oranının yürürlüğe girmesiyle birlikte, sigortalıların sağlık sigortası primlerini ödeme süreçlerinde de bazı değişiklikler olabilir. Bu süreçler, daha esnek ve kolay hale getirilerek vatandaşların mağduriyet yaşamaması amaçlanıyor. Özellikle, düşük gelirli ailelerin prim ödemelerini düzenli olarak yapabilmeleri için çeşitli destek mekanizmaları devreye sokulacak.</p>
<p>Genel sağlık sigortası prim oranının %6’ya düşürülmesi, hükümetin sosyal politikaları kapsamında önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu değişiklik, sağlık hizmetlerine erişimi artırarak, toplumun genel refahına katkı sağlayabilir. Vatandaşlar, bu yeni düzenleme ile sağlık sigortası primlerini daha rahat ödeyebilecek ve sağlık hizmetlerinden daha fazla faydalanabilecekler.</p>
<p>Sonuç olarak, genel sağlık sigortası prim oranının %6’ya düşürülmesi, sosyal güvenlik sistemindeki önemli reformlardan biri olarak dikkat çekiyor. Bu değişiklik, özellikle düşük gelirli vatandaşlar için sağlık sigortasına erişimi kolaylaştırarak, sağlık hizmetlerinin daha adil ve erişilebilir olmasını sağlayabilir. 1 Aralık 2025 tarihinde yürürlüğe girecek olan bu düzenleme, sağlık sigortası primlerindeki indirim ile birlikte, vatandaşların yaşam kalitesini artırmayı hedefliyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmit’te Lösemili Çocuklar İçin Bağış Stantları Kuruldu</title>
		<link>https://konya.net.tr/izmitte-losemili-cocuklar-icin-bagis-stantlari-kuruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 05 Nov 2025 06:39:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://konya.net.tr/izmitte-losemili-cocuklar-icin-bagis-stantlari-kuruldu/</guid>

					<description><![CDATA[İzmit’te Lösemili Çocuklar İçin Bağış Stantları Kuruldu Kocaeli&#8217;nin İzmit ilçesinde, İzmit Belediyesi lösemili çocuklara yönelik toplumsal bilinç ve farkındalığı artırmak amacıyla çeşitli etkinliklere destek vermeye...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmit’te Lösemili Çocuklar İçin Bağış Stantları Kuruldu</p>
<p>Kocaeli&#8217;nin İzmit ilçesinde, İzmit Belediyesi lösemili çocuklara yönelik toplumsal bilinç ve farkındalığı artırmak amacıyla çeşitli etkinliklere destek vermeye devam ediyor. Bu kapsamda, 2-8 Kasım Lösemili Çocuklar Haftası dolayısıyla Lösemili Çocuklar Vakfı (LÖSEV) ve İzmit Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürlüğü iş birliğiyle 3-4-5 Kasım tarihlerinde İzmit Belediyesi A Blok önünde bağış stantları kuruldu. Stantlar, 11.00-16.00 saatleri arasında hizmet verdi.</p>
<p>Lösemili çocuklara destek amacıyla açılan stantlarda, LÖSEV&#8217;in ürünleri satışa sunuldu. İzmit halkının yoğun ilgisiyle karşılaşan bu stantlardan elde edilen gelir, lösemili çocukların tedavi süreçlerine katkı sağlamak amacıyla LÖSEV&#8217;e bağışlanacak. Bu bağışlar, lösemili çocukların ve ailelerinin yaşam kalitesini artırmaya yönelik kullanılacak.</p>
<p>Üç gün boyunca açık kalan LÖSEV stantlarına tüm İzmit halkı davet edildi. Vakıf, bu iş birliğinin beş yıldır devam ettiğini ve İzmit Belediyesi ile ortak çalışmaların artmasına katkı sağladığını belirtti. LÖSEV, bu tür faaliyetlerin düzenlenmesinde emeği geçen İzmit Belediye Başkanı Hürriyet ve İzmit Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri ekiplerine teşekkürlerini iletti.</p>
<p>Lösemili çocukların tedavi süreçlerinde maddi ve manevi destek sağlamak amacıyla düzenlenen bu tür etkinlikler, toplumsal dayanışmanın önemini bir kez daha gözler önüne seriyor. İzmit Belediyesi&#8217;nin bu konudaki duyarlılığı ve LÖSEV ile olan iş birliği, lösemili çocuklara umut olmaya devam ediyor.</p>
<p>LÖSEV, lösemi hastalığı ile mücadele eden çocukların ve ailelerinin yanında olmayı amaçlayan bir vakıf olarak, bu tür etkinliklerle toplumsal farkındalığı artırmaya çalışıyor. İzmit Belediyesi ile yapılan iş birliği, bu amaca hizmet eden önemli bir adım olarak dikkat çekiyor. Vakfın ürünlerinin satışa sunulduğu stantlar, İzmit halkının lösemili çocuklara destek olma isteğini bir kez daha ortaya koydu.</p>
<p>İzmit Belediyesi&#8217;nin sosyal sorumluluk projeleri kapsamında düzenlediği bu etkinlik, lösemili çocukların ve ailelerinin hayatına dokunmayı hedefliyor. Toplumun her kesiminden insanın katılımıyla gerçekleşen bu tür etkinlikler, lösemi ile mücadele eden çocuklara ve ailelerine moral ve motivasyon sağlıyor. İzmit Belediyesi ve LÖSEV&#8217;in ortak çalışmaları, lösemili çocukların tedavi süreçlerinde önemli bir destek sağlıyor.</p>
<p>Lösemili Çocuklar Haftası boyunca düzenlenen bu etkinlikler, lösemi hastalığına dikkat çekmeyi ve toplumsal bilinç oluşturmaya katkıda bulunmayı amaçlıyor. İzmit Belediyesi&#8217;nin bu konudaki çalışmaları, lösemili çocuklara ve ailelerine umut olmaya devam ediyor. LÖSEV ile yapılan iş birliği, bu amaca hizmet eden önemli bir adım olarak dikkat çekiyor.</p>
<p>İzmit halkının yoğun ilgisiyle karşılaşan LÖSEV stantlarından elde edilen gelir, lösemili çocukların tedavi süreçlerine katkı sağlamak amacıyla vakfa bağışlanacak. Bu bağışlar, lösemili çocukların ve ailelerinin yaşam kalitesini artırmaya yönelik kullanılacak. İzmit Belediyesi&#8217;nin sosyal sorumluluk projeleri kapsamında düzenlediği bu etkinlik, lösemili çocukların ve ailelerinin hayatına dokunmayı hedefliyor.</p>
<p>LÖSEV, lösemi hastalığı ile mücadele eden çocukların ve ailelerinin yanında olmayı amaçlayan bir vakıf olarak, bu tür etkinliklerle toplumsal farkındalığı artırmaya çalışıyor. İzmit Belediyesi ile yapılan iş birliği, bu amaca hizmet eden önemli bir adım olarak dikkat çekiyor. Vakfın ürünlerinin satışa sunulduğu stantlar, İzmit halkının lösemili çocuklara destek olma isteğini bir kez daha ortaya koydu.</p>
<p>İzmit Belediyesi&#8217;nin sosyal sorumluluk projeleri kapsamında düzenlediği bu etkinlik, lösemili çocukların ve ailelerinin hayatına dokunmayı hedefliyor. Toplumun her kesiminden insanın katılımıyla gerçekleşen bu tür etkinlikler, lösemi ile mücadele eden çocuklara ve ailelerine moral ve motivasyon sağlıyor. İzmit Belediyesi ve LÖSEV&#8217;in ortak çalışmaları, lösemili çocukların tedavi süreçlerinde önemli bir destek sağlıyor.</p>
<p>Lösemili Çocuklar Haftası boyunca düzenlenen bu etkinlikler, lösemi hastalığına dikkat çekmeyi ve toplumsal bilinç oluşturmaya katkıda bulunmayı amaçlıyor. İzmit Belediyesi&#8217;nin bu konudaki çalışmaları, lösemili çocuklara ve ailelerine umut olmaya devam ediyor. LÖSEV ile yapılan iş birliği, bu amaca hizmet eden önemli bir adım olarak dikkat çekiyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İzmir’den Batman ve Gaziantep’e Sağlık Yardımı</title>
		<link>https://konya.net.tr/izmirden-batman-ve-gaziantepe-saglik-yardimi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Nov 2025 14:28:40 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://konya.net.tr/izmirden-batman-ve-gaziantepe-saglik-yardimi/</guid>

					<description><![CDATA[İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü, Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu ve Türkiye Aile Planlaması Vakfı ile ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında, tüm sağır ve işitme...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü, Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu ve Türkiye Aile Planlaması Vakfı ile ortaklaşa yürüttüğü proje kapsamında, tüm sağır ve işitme engelli kadınlara ulaşma hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Hatay’ın ardından Batman ve Gaziantep’te de atölyeler düzenleyen uzmanlar, sağır ve işitme engelli kadınlara yönelik eğitimler vermeye devam ediyor.</p>
<p>Batman’daki atölye, yeni kurulan İşitme Engelliler Derneği’nin ev sahipliğinde BATSO Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Batman Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı (BATSO) Abdulkadir Demir, etkinlikte yaptığı konuşmada, “Eğitimlerin insanlar üzerindeki etkisi büyüktür. Bu eğitim de son derece önemli. Sağır ve işitme engelli vatandaşlarımıza her alanda destek olmamız gerekiyor. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve Sağırlar Federasyonu Başkanı’na, Batman’ı pilot il olarak seçtikleri için teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.</p>
<p>Gaziantep’te ise Büyükşehir Belediyesi Meclis Salonu’nda düzenlenen eğitime, Gaziantep Büyükşehir Belediyesi Engelli, Yaşlı ve Sağlık Hizmetleri Dairesi Başkanı ve Türkiye Sakatlar Konfederasyonu Başkanı Yusuf Çelebi ile Türkiye Sağırlar Milli Federasyonu Başkanı Bülent Tekin katıldı. Görme engelli Yusuf Çelebi, eğitimlerden duyduğu memnuniyeti dile getirerek İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’a teşekkürlerini sundu.</p>
<p>PAYLAŞARAK GÜÇLENİYORLAR</p>
<p>İzmir Büyükşehir Belediyesi Engelli Çalışmaları Şube Müdürlüğü’nde görevli yaratıcı drama ve kadın sağlığı eğitmeni Emel Pektezel, işaret dili ve kadın sağlığı eğitmeni Özlem Özer ile işaret dili tercümanı Melek Uslular, yaratıcı drama yöntemini kullanarak tüm gün süren atölyeler düzenledi. Atölyelere katılan kadınlara, toplumsal cinsiyet eşitliği temelinde kendi bedenlerini tanıma, cinsel sağlık, üreme sağlığı, gebeliği koruyucu ve önleyici yöntemler, güvenli annelik, temizlik, beslenme ve menopoz konularında eğitimler verildi. Türkiye’de alanında öncü olan bu atölyeler, sağır ve işitme engelli kadınlara kendi dillerinde bilgiye erişme fırsatı sunarken, aynı zamanda deneyim paylaşımı, dayanışma ve güçlenme ortamı da sağlıyor.</p>
<p>Bu proje, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin engelli bireylere yönelik çalışmalarının önemli bir parçası olarak dikkat çekiyor. Projenin devamında daha fazla ilde benzer atölyeler düzenlenmesi planlanıyor. Sağır ve işitme engelli kadınların toplumsal hayatta daha aktif rol almalarını sağlamak amacıyla yürütülen bu çalışmalar, toplumsal cinsiyet eşitliği ve sağlık bilincinin artırılmasına katkıda bulunuyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Doğum Yardımları Artık Annelerin Hesaplarında</title>
		<link>https://konya.net.tr/dogum-yardimlari-artik-annelerin-hesaplarinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 30 Oct 2025 14:59:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://konya.net.tr/dogum-yardimlari-artik-annelerin-hesaplarinda/</guid>

					<description><![CDATA[Başlık: &#8220;Doğum Yardımları Artık Annelerin Hesaplarında&#8221; İçerik: Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın onayıyla ilan edilen 2025 Aile Yılı çerçevesinde doğum yardımı tutarlarının yenilendiğini hatırlatarak,...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Başlık: &#8220;Doğum Yardımları Artık Annelerin Hesaplarında&#8221;</p>
<p>İçerik: </p>
<p>Bakan Göktaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan&#8217;ın onayıyla ilan edilen 2025 Aile Yılı çerçevesinde doğum yardımı tutarlarının yenilendiğini hatırlatarak, 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren doğan ilk çocuk için 5 bin liralık tek seferlik ödeme, ikinci çocuk için aylık 1500 lira ve üçüncü ile sonraki çocuklar için aylık 5 bin lira destek sağlandığını belirtti.</p>
<p>Aile Yılı kapsamında vatandaşlara sunulan önemli desteklerden birinin doğum yardımları olduğunu vurgulayan Bakan Göktaş, ekim ayı doğum yardımı ödemelerinin bugün itibarıyla annelerin hesaplarına aktarıldığını açıkladı. Bugüne kadar doğum yardımından yararlanan toplam 558 bin 360 annenin hesabına 5,86 milyar liralık ödeme yaptıklarını ifade eden Bakan Göktaş, &#8220;Bakanlık olarak aile olmayı teşvik eden, sürdürülebilir destek mekanizmalarıyla sağlıklı ve bilinçli ailelerin güçlendirilmesi için çalışmalarımıza devam edeceğiz. Ödemelerin tüm ailelerimize hayırlı olmasını temenni ediyorum&#8221; dedi.</p>
<p>Doğum yardımı başvurularının e-Devlet ve &#8216;İlk Öğretmenim Ailem&#8217; mobil uygulaması üzerinden yapıldığını belirten Bakan Göktaş, başvurusu kabul edilen ailelerin doğum yardımlarının yatırıldığı bilgisine &#8216;İlk Öğretmenim Ailem&#8217; mobil uygulaması aracılığıyla da erişebileceklerini duyurdu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>DEÜ Ortodonti Fakültesi’nden ücretsiz ve dijital destekli tedavi imkânı</title>
		<link>https://konya.net.tr/deu-ortodonti-fakultesinden-ucretsiz-ve-dijital-destekli-tedavi-imkani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 20 Oct 2025 13:44:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://konya.net.tr/deu-ortodonti-fakultesinden-ucretsiz-ve-dijital-destekli-tedavi-imkani/</guid>

					<description><![CDATA[DEÜ Ortodonti Fakültesi’nden ücretsiz ve dijital destekli tedavi imkânı DEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi Ortodonti Ana Bilim Dalı,...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>DEÜ Ortodonti Fakültesi’nden ücretsiz ve dijital destekli tedavi imkânı</p>
<p>DEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi Ortodonti Ana Bilim Dalı, ağır ortodontik vakalarda dijital teknolojileri kullanarak hastalara ileri düzey tedavi seçenekleri sunmaktadır. Özel hastanelerde maliyeti 1 milyon TL&#8217;yi geçen yarık dudak ve damak hastalığının tedavisi, Dokuz Eylül Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi&#8217;nde ücretsiz olarak yapılmaktadır.</p>
<p>Ana Bilim Dalı, dijital teknolojileri aktif olarak kullanmakta ve hasta kayıtlarını üç boyutlu (3D) fotoğraflar elde etmek için yüz tarayıcılarıyla gerçekleştirmektedir. Geleneksel yöntemlerin yanı sıra aparey tasarımları da dijital ortamda yapılmaktadır. Üç boyutlu tasarlanan apareylerin büyük bir kısmı, fakülte bünyesindeki 3D yazıcılarla üretilmektedir.</p>
<p>Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı ile ortaklaşa yürütülen multidisipliner çalışmalar kapsamında sadece yarık dudak ve damak hastaları değil, aynı zamanda travma hastaları, çene eklemi sorunları yaşayan bireyler ve ortognatik cerrahi gerektiren hastalar da tedavi edilmektedir. Özellikle ortognatik cerrahi vakalarında kullanılan cerrahi splintler, gelişmiş cerrahi simülasyon programları kullanılarak dijital olarak hazırlanmakta ve fakültede üretilmektedir.</p>
<p>Yılda yaklaşık 700 ila 1000 bebekte görülen ve özel hastanelerde tedavi maliyeti oldukça yüksek olan yarık dudak ve damak anomalilerinin tedavisi, Dokuz Eylül Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi&#8217;nde ücretsiz olarak gerçekleştirilmektedir.</p>
<p>YARIK DUDAK VE DAMAK, YAŞAM KALİTESİNİ DÜŞÜRÜYOR</p>
<p>DEÜ Diş Hekimliği Fakültesi Ağız ve Diş Sağlığı Uygulama ve Araştırma Merkezi&#8217;nden Prof. Dr. Candan Efeoğlu, hastalığın tedavisi için gerekli ekipman ve güçlü bir ekibin önemine dikkat çekerek, “Yarık dudak ve damak, doğuştan görülen yüz ve çene bölgesi anomalileri arasında en yaygın olanlardan biridir. Bu durum hem estetik görünümü hem de çiğneme, konuşma ve solunum gibi temel fonksiyonları etkileyerek bireyin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürebilmektedir. Özellikle üst çene gelişiminin yetersiz olduğu durumlarda, çene kemiklerinin büyümesini ve yeniden şekillenmesini sağlayan distraksiyon osteogenezisi yöntemiyle başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Bu ileri düzey tedavi yöntemi, yüksek teknoloji, deneyim ve multidisipliner bir ekip çalışması gerektirir. Bu nedenle, ülkemizde bu tür uygulamaların gerçekleştirildiği merkezlerin sayısı oldukça sınırlıdır,” dedi.</p>
<p>DEÜ DİŞ HEKİMLİĞİ FAKÜLTESİNE OLAN TALEP HER GEÇEN GÜN ARTIYOR</p>
<p>Yarık dudak-damak hastalarının tedavisinin kamuda sınırlı sayıda merkezde, özel sektörde ise yüksek maliyetlerle yapılabildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Candan Efeoğlu, DEÜ&#8217;nün bu alandaki toplumsal katkısına vurgu yaptı.</p>
<p>Efeoğlu, açıklamalarına şu sözlerle devam etti:</p>
<p>“Kullanılan titanyum apareyler, cerrahi ekipmanlar, anestezi ve ameliyathane giderleri ciddi maddi yük oluşturur. Ayrıca tedavi süresinin bir buçuk ila iki yıl arasında sürmesi, toplam maliyeti daha da artırmaktadır. Yarık dudak-damak hastalarının büyük bir kısmının düşük sosyoekonomik koşullara sahip olması, bu yüksek maliyetli tedavilere erişimi daha da zorlaştırmaktadır. Bu durum, Dokuz Eylül Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi&#8217;ne olan talebi her geçen gün artırmaktadır.”</p>
<p>DİSTRAKSİYON OSTEOGENEZİ İLE BAŞARILI SONUÇLAR ELDE EDİYORUZ</p>
<p>Ortodonti Ana Bilim Dalı Başkanı Doç. Dr. Serap Titiz Yurdakal ise, yarık dudak ve damak anomalilerinin bireylerin yaşam kalitesini önemli ölçüde etkilediğini belirterek, “Bu hastaların tedavisinde özellikle üst çene gelişiminin yetersiz olduğu durumlarda ağız içi ve ağız dışı Distraksiyon Osteogenezi yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler, çene kemiklerinin büyümesini sağlayarak hem estetik hem de fonksiyonel iyileşme sunmaktadır. Ancak bu ileri düzey tedavi yaklaşımlarının uygulandığı merkezlerin sayısı ülkemizde oldukça sınırlıdır,” ifadelerini kullandı.</p>
<p>DENEYİM VE TEKNOLOJİYİ BİRLEŞTİRİYORUZ</p>
<p>Doç. Dr. Yurdakal, tedavi sürecinin multidisipliner iş birliği gerektirdiğini vurgulayarak, “Üniversitemizde gerek ağız içi gerekse ağız dışı distraksiyon osteogenezi, Ağız, Diş ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalı&#8217;ndan Prof. Dr. Candan Efeoğlu liderliğinde, Doç. Dr. Anıl Özyurt ve Doç. Dr. Kübra Öztürk ile birlikte ekip çalışmasıyla uygulanmaktadır. Prof. Dr. Efeoğlu&#8217;nun bilgi ve tecrübesi gerek hastalarımız gerekse uzmanlık eğitimi alan asistanlarımız açısından son derece kıymetlidir. Bu tecrübeyi teknoloji ile birleştirdiğimizde çok başarılı sonuçlar elde ediyoruz,” dedi.</p>
<p>DEÜ Ortodonti Ana Bilim Dalı&#8217;nın amacının hem ileri tedavi yöntemleriyle hastalara en uygun çözümleri sunmak hem de bu bilgi birikimini geleceğin hekimlerine aktarmak olduğunu belirten Yurdakal, “Bir çocuğun ya da yetişkinin hayatına dokunmanın öneminin farkındayız. Hedefimiz, teknolojiyi etkin biçimde kullanarak en iyi tedaviyi sunmak ve hekim açığının bulunduğu bu alanda modern tedavi yöntemlerinin yaygınlaşmasını sağlamaktır,” dedi.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Gıdaları Dünya Sofralarında Lider Konumda</title>
		<link>https://konya.net.tr/turk-gidalari-dunya-sofralarinda-lider-konumda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 15 Oct 2025 10:08:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://konya.net.tr/turk-gidalari-dunya-sofralarinda-lider-konumda/</guid>

					<description><![CDATA[Anadolu&#8217;nun bereketli topraklarında yetişen çeşitli gıdalar, dünya genelinde milyarlarca insana sağlık ve şifa sunuyor. Türk çiftçileri, 24 milyon hektarlık alanda yıllık 137 milyon ton bitkisel...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anadolu&#8217;nun bereketli topraklarında yetişen çeşitli gıdalar, dünya genelinde milyarlarca insana sağlık ve şifa sunuyor. Türk çiftçileri, 24 milyon hektarlık alanda yıllık 137 milyon ton bitkisel ürün elde ediyor. 2024 yılı verilerine göre Türkiye, 74 milyar dolarlık tarımsal hasıla ile Avrupa&#8217;da birinci, dünyada ise sekizinci sırada yer alıyor.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin tarım ürünleri ihracatı, 2024 yılı sonunda 36 milyar doları aşarken, bu ihracatın 28,5 milyar dolarını gıda ürünleri oluşturuyor. Türk çiftçileri ve gıda ihracatçılarının iş birliği, büyük bir sinerji yaratıyor.</p>
<p>Türkiye, birçok gıda ürününün üretiminde dünya lideri veya önde gelen ülkeler arasında yer alıyor. Fındık, kiraz, incir, kayısı, ayva, defne, kekik, sofralık zeytin, levrek, çipura ve haşhaş tohumu üretiminde dünya birincisi olan Türkiye, bal, kavun ve karpuzda ikinci; mercimek, antepfıstığı, kestane, vişne, şeftali, mandalina ve hıyarda üçüncü; ceviz, elma, domates, patlıcan, ıspanak ve biberde ise dördüncü sırada bulunuyor.</p>
<p>Çiğ süt üretiminde dünyada dokuzuncu, Avrupa&#8217;da üçüncü sırada yer alan Türkiye, sığır eti üretiminde dünyada yedinci, Avrupa&#8217;da birinci; tavuk eti üretiminde ise dünyada dokuzuncu, Avrupa&#8217;da ikinci sırada konumlanıyor. Yumurta üretiminde dünyada onuncu, Avrupa&#8217;da ikinci sırada yer alırken, bal üretiminde dünyada ikinci, Avrupa&#8217;da ise birinci sırada dikkat çekiyor.</p>
<p>Ege İhracatçı Birlikleri, kuru meyveden zeytinyağına, su ürünlerinden tıbbi ve aromatik bitkilere, meyve sebze ve mamullerinden hububat bakliyat yağlı tohumlara kadar geniş bir yelpazede üretim yapan Türk çiftçisinin ürünlerini dünyanın dört bir yanına ulaştırarak Türkiye&#8217;ye 7,5 milyar doların üzerinde döviz kazandırıyor. Türkiye&#8217;nin 36 milyar dolarlık tarım ürünleri ihracatından yüzde 22 pay alıyor.</p>
<p>2025 yılının mart ve nisan aylarında yaşanan ve 38 ilde etkili olan soğuk hava, dolu ve don olayları, Türkiye&#8217;nin 2025 yılındaki tarımsal üretimine ciddi zarar verse de, önümüzdeki yıllarda dünyanın gıda ambarı konumunu sürdürecek altyapıya sahip.</p>
<p>Gıda ihracatında Türkiye lideri olan Ege İhracatçı Birlikleri, bünyesindeki 6 gıda birliğiyle yıllık 7,5 milyar dolar seviyesindeki tarım ürünleri ihracatını 10 milyar dolara çıkarmak için çaba gösteriyor.</p>
<p>UÇAK: “TÜRKİYE GÜVENİLİR VE SÜRDÜRÜLEBİLİR GIDA TEDARİKÇİSİ”</p>
<p>Gıda arzının, ekonomik istikrarın, toplumsal refahın ve sürdürülebilir kalkınmanın en kritik unsurlarından biri olduğunu belirten Ege İhracatçı Birlikleri Koordinatör Başkan Yardımcısı ve Ege Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Başkanı Hayrettin Uçak, Türkiye&#8217;nin güvenilir ve sürdürülebilir bir gıda tedarikçisi olarak dünyada öne çıktığını vurguladı.</p>
<p>Türkiye&#8217;nin tarım ve gıda ihracatında başarı hikayesi yazdığını ifade eden Uçak, &#8220;2002&#8217;de 3,7 milyar dolar olan tarım ve gıda ürünleri ihracatımız, 2024&#8217;te 9 kat büyüyerek 32,6 milyar dolara ulaştı. Dünya tarım ürünleri ihracatından yüzde 1,5 pay alıyoruz. Sadece hammadde tedarik etmiyor, aynı zamanda katma değerli, işlenmiş ürünler sunuyoruz. Ege İhracatçı Birlikleri olarak 5 gıda fuarına Türkiye Milli Katılım Organizasyonu yaparken, URGE Projeleri, TURQUALITY Projeleri, Sektörel Ticaret Heyetleri ve Alım Heyetleri ile Türkiye&#8217;nin gıda ihracatının artması için çalışıyoruz. Afrika&#8217;dan Uzakdoğu&#8217;ya, Avrupa&#8217;dan Amerika&#8217;ya geniş bir coğrafyanın gıda tedarikçisi konumundayız. Yıllık 60 milyon ton meyve sebze üretimimizle 85 milyon insanımızın ihtiyaçlarını karşıladığımız gibi, taze meyve sebze ve meyve sebze mamulleri ihracatında 6 milyar doları aştık&#8221; dedi.</p>
<p>16 Ekim Dünya Gıda Günü&#8217;nün, gıdanın önemini hatırlamak ve üretimde kaliteyi ve sürdürülebilirliği ön planda tutma kararlılığını vurgulamak için önemli bir fırsat sunduğunu belirten Ege İhracatçı Birlikleri Sürdürülebilir ve Organik Ürünler Koordinatörü Ege Kuru Meyve ve Mamulleri İhracatçıları Birliği Başkanı Mehmet Ali Işık, Türkiye&#8217;nin çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı ve kuru incirde üretim ve ihracatta dünya lideri olduğunu, Ege Bölgesi&#8217;nin bu başarının merkezinde yer aldığını ve Türkiye&#8217;nin kuru meyve ihracatının yarısından fazlasının Ege Bölgesi&#8217;nden gerçekleştirildiğini ifade etti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Boyun Kütletme Alışkanlığı Felç ve Ölüme Yol Açabiliyor</title>
		<link>https://konya.net.tr/bilincsiz-boyun-kutletme-tehlikesi-felc-ve-olum-riski/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 14 Oct 2025 12:27:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Yerel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://konya.net.tr/?p=3446</guid>

					<description><![CDATA[Uzmanlar, boyun ağrısını geçirmek için bilinçsizce yapılan “kütletme” hareketinin ciddi sağlık riskleri taşıdığı uyarısında bulundu. Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[





<strong>Uzmanlar, boyun ağrısını geçirmek için bilinçsizce yapılan “kütletme” hareketinin ciddi sağlık riskleri taşıdığı uyarısında bulundu. Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı’ndan Dr. Öğr. Üyesi Mahmut Sertdemir, bu tür ani hareketlerin felç hatta ölümle sonuçlanabileceğini vurguladı.</strong>





Duruş bozuklukları, masa başında uzun süre oturmak ve hareketsiz yaşam tarzı, özellikle boyun ve bel ağrılarının artmasına neden oluyor. Vatandaşların bu ağrılardan kurtulmak için yaptığı bilinçsiz boyun kütletme hareketlerinin, kısa süreli rahatlama sağlasa da kalıcı hasarlara yol açabileceği belirtildi.




<h3 class="wp-block-heading"><strong>“Atardamar Yırtılması Hayati Sonuçlar Doğurabilir”</strong></h3>




Dr. Sertdemir, insan boynunun yedi omurdan oluştuğunu hatırlatarak, “Bu omurların yan tarafında vertebral arter adı verilen, beynin arka kısmını besleyen damarlar bulunur. Ani kütletme hareketi sırasında bu damarların yırtılması sonucu pıhtı atabilir. Bu da beyin sapında inme ya da ölüme neden olabilir” dedi.





Sertdemir ayrıca, boynun sert şekilde çevrilmesinin omurilik üzerinde baskı yaratarak ödem ve felce yol açabileceğini ifade etti.




<h3 class="wp-block-heading"><strong>“Basit Gibi Görünse de Ölümle Sonuçlanabiliyor”</strong></h3>




Boyun ağrısı sonrası gerginliği azaltmak için yapılan ani manevraların riskli olduğuna dikkat çeken Sertdemir, “Boyun kütletme sonrası kasların gevşemesiyle geçici bir rahatlama olur ama bu yanıltıcıdır. Yapılan araştırmalarda bu hareketin ölümle sonuçlandığı vakalar görülmüştür. Damar yırtılması veya omur kayması sonucu hastalarda kalıcı felç gelişebiliyor” diye konuştu.




<h3 class="wp-block-heading"><strong>“Uzman Kontrolü Şart”</strong></h3>




Uzman, uzun süren boyun ağrılarında mutlaka tıbbi destek alınması gerektiğini belirtti:
“Boyun düzleşmesi, fıtık ya da kas spazmı gibi farklı nedenlerle ağrılar oluşabilir. Bu nedenle ağrıların sebebi mutlaka tetkik edilmeli, gerekirse MR çekilmelidir. Uzman hekim ve fizyoterapistlerin yönlendirmesiyle doğru tedavi uygulanmalıdır. Rastgele yapılan manevralardan kesinlikle kaçınılmalıdır.”





Kaynak :




<figure class="wp-block-embed">
<div class="wp-block-embed__wrapper">https://hastane.erbakan.edu.tr/blog-icerik?page=bilincsizce-yapilan-boyun-kutletme-felc-hatta-olumle-sonuclanabilir</div></figure>




]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gölcük’te Sağlıkta İş Birliği</title>
		<link>https://konya.net.tr/golcukte-saglikta-is-birligi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 12 Oct 2025 09:01:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://konya.net.tr/golcukte-saglikta-is-birligi/</guid>

					<description><![CDATA[Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Medar Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Veysel Besnili, Hastane Başhekimi Op. Dr. İhsan Pekru, Medar Hastanesi Genel Müdürü...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Medar Hastanesi Yönetim Kurulu Başkanı Op. Dr. Veysel Besnili, Hastane Başhekimi Op. Dr. İhsan Pekru, Medar Hastanesi Genel Müdürü Özlem Altıntaş Kuyruklu ve hastane doktorları ile temsilcilerinin katılımıyla belediye hizmet binasında gerçekleşen imza töreni, ilçe genelinde halka doğrudan ulaşmayı ve koruyucu sağlık hizmetlerinin önemini vurgulamayı amaçlıyor.</p>
<p>TOPLUMA SAĞLIK REHBERLİĞİ UZMANLARINDAN</p>
<p>Gölcük Belediyesi’nin sosyal sorumluluk projeleri kapsamında imzalanan protokol ile Gölcük halkının sağlık bilincinin artırılması, erken teşhis ve koruyucu sağlık hizmetlerine dikkat çekilmesi, yerel halka doğrudan ulaşarak toplum sağlığı konusunda farkındalık yaratılması ve uzman hekimlerin bilgi birikimlerinin topluma aktarılmasıyla güven ilişkisinin pekiştirilmesi hedefleniyor.</p>
<p>Protokol çerçevesinde, kadın hastalıkları ve doğum, genel cerrahi, iç hastalıkları, ortopedi, diyetisyenlik, kardiyoloji ve kulak burun boğaz branşlarında uzman doktorlarla seminerler düzenlenecek. Her hafta, Gölcük’ün kırsal mahallelerini de kapsayan iki ayrı noktada gerçekleştirilecek bu seminerlerde katılımcılara çeşitli materyallerle toplum sağlığı konusunda bilgi verilecek.</p>
<p>Proje kapsamında yer alan uzmanlar şunlardır: Genel Cerrahi: Op. Dr. Hakan Sarsılmaz; Ortopedi ve Travmatoloji: Op. Dr. Rıdvan Öner, Op. Dr. Melikşah Bulut; Kulak Burun Boğaz: Doç. Dr. Cengiz Arlı; Kadın Hastalıkları ve Doğum: Op. Dr. A. Gülen Erturun; İç Hastalıkları: Uzm. Dr. Gökçen Halhallı, Uzm. Dr. Elvin Jalılı; Kardiyoloji: Neslihan Özlem Al; Beslenme ve Diyet: Dyt. Derya Mergen, Dyt. Elif Oruçoğlu. Bu uzmanlar, seminerler ve bilgilendirme faaliyetleri ile halka doğrudan ulaşarak toplum sağlığı konusundaki farkındalığı artıracak.</p>
<p>Gölcük Medar Hastanesi Genel Müdürü Özlem Altıntaş Kuyruklu, projenin sağlık iletişimi açısından büyük önem taşıdığını belirtti.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Frankenstein” Varyantı Türkiye’de Görüldü: Uzmanlardan Maske ve Hijyen Uyarısı</title>
		<link>https://konya.net.tr/covid-19un-yeni-tehdidi-frankenstein-varyanti-endisesi-buyuyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 07 Oct 2025 12:42:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://konya.net.tr/covid-19un-yeni-tehdidi-frankenstein-varyanti-endisesi-buyuyor/</guid>

					<description><![CDATA[Birden fazla Covid-19 alt varyantının birleşimiyle ortaya çıkan “Frankenstein Varyantı”, bağışıklık sistemini daha kolay yanıltabilen ve mevcut bağışıklığı kısmen aşabilen bir hibrit tür olarak tanımlanıyor....]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birden fazla Covid-19 alt varyantının birleşimiyle ortaya çıkan “Frankenstein Varyantı”, bağışıklık sistemini daha kolay yanıltabilen ve mevcut bağışıklığı kısmen aşabilen bir hibrit tür olarak tanımlanıyor. Uzmanlar, halk arasında bu ismin, varyantın farklı mutasyonları bir araya getirmesinden dolayı kullanıldığını belirtiyor.</p>
<p>Belirtiler Klasik Covid-19’dan Farklı mı?</p>
<p>Varyantın en sık görülen belirtileri arasında boğaz ağrısı, burun akıntısı, baş ağrısı ve yorgunluk yer alıyor. Tat ve koku kaybı daha az görülürken, bazı vakalarda mide bulantısı ve sindirim sistemi sorunları öne çıkabiliyor.</p>
<p>Uzmanlar, toplu taşıma, kalabalık ortamlar ve kapalı alanlarda maske kullanımı, el hijyenine özen gösterilmesi ve hastalık belirtileri görüldüğünde kalabalıktan uzak durulmasını öneriyor. Bu önlemler, kış aylarında grip, RSV ve diğer solunum yolu hastalıklarına karşı da koruyucu olacak.</p>
<p>Türkiye’de Durum</p>
<p>Son günlerde varyantın görüldüğü ülkeler arasında Türkiye de bulunuyor. Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Deniz Dazkır, “Kişiler hafif grip benzeri semptomlar veya yalnızca halsizlik yaşayabiliyor. Bu nedenle test yapılmadığında Covid-19 olduğu anlaşılmayabiliyor. Risk gruplarında ağır seyir ihtimali daha yüksek” dedi.</p>
<p>Frankenstein Varyantı’nın mevcut aşıların koruyuculuğunu kısmen aşabildiği ancak ciddi hastalık ve ölüm riskini belirgin şekilde azalttığı ifade ediliyor. Dr. Dazkır, güncellenmiş aşıların varyant üzerinde daha güçlü koruma sağladığını vurgulayarak, “Korunma yöntemleri aynı: maske, hijyen, sosyal mesafe ve güncel aşılar halen en etkili yöntemler arasında” diye konuştu.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Güneş Kremleri Cildimizi Nasıl Korur? Doğru Kullanım Rehberi</title>
		<link>https://konya.net.tr/gunes-kremleri-cildimizi-nasil-korur-dogru-kullanim-rehberi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 12:00:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://konya.net.tr/?p=2838</guid>

					<description><![CDATA[Yaz Aylarında Cilt Sağlığını Korumak: Güneş Kremi Kullanımının Önemi Sıcaklıkların yükseldiği yaz aylarında güneş ışınlarının etkisi de artıyor. Uzmanlar, bol su içmenin, açık renkli ve...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<hr class="wp-block-separator has-alpha-channel-opacity"/>



<p><strong>Yaz Aylarında Cilt Sağlığını Korumak: Güneş Kremi Kullanımının Önemi</strong></p>



<p>Sıcaklıkların yükseldiği yaz aylarında güneş ışınlarının etkisi de artıyor. Uzmanlar, bol su içmenin, açık renkli ve hafif giysiler tercih etmenin, şapka takmanın ve yüksek faktörlü güneş kremi kullanmanın cilt sağlığını korumak için en etkili yöntemler olduğunu vurguluyor.</p>



<p>Peki güneş kremleri tam olarak nasıl çalışıyor ve hangi özelliklere dikkat etmemiz gerekiyor?</p>



<h3 class="wp-block-heading">SPF ve Yıldız Sistemi Ne Anlama Geliyor?</h3>



<p>Güneş kremlerinin üzerinde yer alan <strong>SPF (Sun Protection Factor)</strong>, cildinizin ne kadar süre güneşten korunacağını gösterir.</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>SPF 15</strong>: UVB ışınlarının yaklaşık %93’ünü engeller.</li>



<li><strong>SPF 30</strong>: %97’sini engeller.</li>



<li><strong>SPF 50</strong>: %98’ini engeller.</li>
</ul>



<p>Bu oranlar kremin doğru ve yeterli miktarda uygulanması halinde geçerlidir. Ancak çoğu kişi tavsiye edilen miktardan daha az krem sürdüğü için koruma oranı da düşer.</p>



<p>SPF yalnızca <strong>UVB ışınlarına</strong> karşı korumayı gösterir. <strong>UVA ışınları</strong> ise cilt yaşlanması ve bazı cilt kanserleriyle ilişkilidir. Bu nedenle şişe üzerinde yer alan <strong>yıldız sayısı</strong> da önemlidir; beş yıldızlı ürünler en yüksek UVA korumasını sağlar.</p>



<h3 class="wp-block-heading">UVA ve UVB Işınlarının Farkı</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>UVA:</strong> Cildin derin tabakalarına ulaşır, kırışıklık ve cilt yaşlanmasına yol açar. Camın arkasından bile etkisini gösterebilir.</li>



<li><strong>UVB:</strong> Cildin üst tabakasını etkiler, bronzlaşmayı sağlar ama aynı zamanda güneş yanığına ve bazı cilt kanserlerine sebep olur.</li>
</ul>



<p>İdeal koruma için hem yüksek SPF değerine hem de yüksek UVA korumasına sahip ürünler tercih edilmelidir.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Güneş Kremini Doğru Kullanmanın İpuçları</h3>



<ul class="wp-block-list">
<li>Güneş kremi dışarı çıkmadan yaklaşık 20-30 dakika önce sürülmeli.</li>



<li>Yeterli miktarda (yetişkinler için yaklaşık bir avuç içi dolusu) tüm vücuda uygulanmalı.</li>



<li>Terleme, yüzme veya havluyla silinme sonrası mutlaka yeniden sürülmeli.</li>



<li>Ortalama iki saatte bir tekrarlanmalı.</li>
</ul>



<p>Avrupa Birliği, 50 faktör üzerindeki ürünlerin “50+” ibaresiyle satılması gerektiğini belirtiyor; çünkü SPF 50’den sonra koruma oranı neredeyse sabit kalıyor. Yani 100 SPF, %100 koruma sağlamıyor.</p>



<h3 class="wp-block-heading">&#8220;Günde Bir Kere Sürmek Yeter&#8221; Ürünler Gerçekten Etkili mi?</h3>



<p>Günde bir kez sürülmesi yeterli olduğu iddia edilen ürünler sekiz saat koruma sağladığını söylese de, dermatologlar yine de iki saatte bir yenilenmesini öneriyor. Özellikle terleme, suya girme veya cildin bir yere sürtünmesi durumunda koruyuculuğun azalabileceğini hatırlatıyorlar.</p>



<h3 class="wp-block-heading">Sonuç</h3>



<p>Hiçbir güneş kremi güneşin zararlı etkilerinden %100 koruma sağlamaz. Bu yüzden en iyi yöntem, güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkünse gölgede kalmak ve koruyucu giysilerle cildi desteklemektir.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gençlerde Kalp Sorunları Alarm Veriyor: Uzmanlar Uyarıyor</title>
		<link>https://konya.net.tr/genclerde-kalp-sorunlari-alarm-veriyor-uzmanlar-uyariyor/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Haber Merkezi]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 25 Sep 2025 11:43:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://konya.net.tr/?p=2823</guid>

					<description><![CDATA[Son yıllarda 20-35 yaş arasındaki gençlerde kalp rahatsızlıkları ve ani kalp krizlerinde dikkat çekici bir artış gözlemleniyor. Uzmanlara göre bu artış sadece genetik nedenlerle değil,...]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Son yıllarda 20-35 yaş arasındaki gençlerde kalp rahatsızlıkları ve ani kalp krizlerinde dikkat çekici bir artış gözlemleniyor. Uzmanlara göre bu artış sadece genetik nedenlerle değil, modern yaşam tarzının getirdiği risklerle de yakından ilişkili.</p>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Genç Yaşta Kalp Krizi Nedenleri</strong></h2>



<p>Kardiyoloji uzmanları, gençlerde kalp krizlerini tetikleyen en önemli faktörleri şöyle sıralıyor:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Hareketsizlik:</strong> Bilgisayar ve telefon başında uzun süre oturmak kan dolaşımını olumsuz etkiliyor.</li>



<li><strong>Yanlış Beslenme:</strong> Fast food ve aşırı yağlı yiyecekler damar tıkanıklığını hızlandırıyor.</li>



<li><strong>Tütün ve E-Sigara Kullanımı:</strong> Nikotin, damarları daraltarak kalp krizi riskini artırıyor.</li>



<li><strong>Kronik Stres:</strong> İş ve okul baskısı, yüksek kortizol seviyeleriyle kalp-damar sağlığını zorluyor.</li>



<li><strong>Çevresel Etkenler:</strong> Gürültü ve hava kirliliği, uyku düzenini bozarak kalbi yıpratıyor.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Uzmanlardan Tavsiyeler</strong></h2>



<p>Kardiyologlar, gençlerin kalp sağlığını korumak için şu önerilerde bulunuyor:</p>



<ul class="wp-block-list">
<li><strong>Düzenli egzersiz:</strong> Haftada en az 3 gün 30 dakika yürüyüş veya hafif spor.</li>



<li><strong>Dengeli beslenme:</strong> Sebze, meyve, tam tahıl ve sağlıklı yağlara ağırlık verin.</li>



<li><strong>Tütün ürünlerinden uzak durun:</strong> E-sigara dahil.</li>



<li><strong>Stres yönetimi:</strong> Meditasyon, nefes egzersizleri veya hobiler ile stresi azaltın.</li>



<li><strong>Düzenli sağlık kontrolleri:</strong> Özellikle ailede kalp hastalığı öyküsü varsa ihmal etmeyin.</li>
</ul>



<h2 class="wp-block-heading"><strong>Neden Şimdi Önlem Almalı?</strong></h2>



<p>Kalp hastalıkları uzun yıllar sessiz seyredebilir. Uzmanlara göre 30’lu yaşlarda başlanan küçük yaşam tarzı değişiklikleri, ilerleyen yaşlarda büyük fark yaratıyor.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
